Ayetli pankart ne anlama geliyor?
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” yazan bir pankart açılmış, bu pankart uzun süre sahnede kalmış sonrasındaki görüntülerde ise törenin sonuna doğru öğrenciler öne doğru gelmiş, pankartı tutan öğrenciler ise arkada kalmış. İzlediğim videodan anladığım bu.
Pankartı çok kısa bir süre tutan öğrenciler ile başka öğrenciler arasında bir konuşma geçiyor gibi; bazı hocalar ise oraya yöneliyor. Sonra diğer öğrenciler öne doğru geliyorlar ve törenin finalini yapıyorlar… Hayatın olağan akışını göre, törenin finali yapılacağından (belki toplu fotoğraf çekimi) artık pankart kapatılabilir mi diye söylenmiş olabilir. Zaten pankart çok uzun süre açık kalıyor ve herkes görüyor, okuyor, verilmek istenen mesajı da alıyorlar.
Yani öğrenci arkadaş pankartı açabilmiş ve uzun süre kaldırmış. (Solcu-devrimci bir öğrenci pankart açsaydı kesin okul görevlileri yaka paça sahneden indirirdi.)
Bu durumu, bilinçli bir sansür ve engelleme fiili olarak görüp, “dine hakaret”, “ayetin sansürlenmesi”, “İslam’a engelleme” gibi buradan özellikle yandaş ve dinci kesimler tarafından çıkarımlar yapıldı.
Ben tersinden bir tepki beklerdim. Yandaş medyadan “sen bu pankartla kime mesaj vermek istedin?” diye sosyal medyada linç kampanyası bekler, öğrenciyi sabaha doğru evinden gözaltına alırlar mı diye kaygıya kapılırdım.
Nedenini açıklamaya çalışayım.
Hukuk Fakültesi’nin mezuniyet töreninde Kuran’daki bir ayetten alınan çok kısa bir sözü pankart haline getirip tören sırasında sahnede açmanın manası, anlamı, amacı ne olabilir diye düşündüm önce. Pankartta yazan söze baktım. Kuran’dan alınması dışında çok özel bir söz değil. Örneğin Mevlana’nın “ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün” sözünü çağrıştırdı. Ama özel olarak Kuran’dan bir ayetin bir sözünü, öncesi ve sonrası olmadan cımbızlayarak pankart yapma -benim görüşüme göre Kuran ayetlerinin gerçek anlamını ortadan kaldırabilir- motivasyonu nereden geliyor, hangi amacı taşıyor?
Peki pankartta yazan söz yanlış mı? Hayır. Tersine herkesin kabul edebileceği bir söz. Dosdoğru ol diyor, bunun Allah’ın emri olduğunu da belirtiyor. Tamam da bunun hukuk fakültesi mezuniyet töreninde özel olarak açmak acaba bir mesaj mı?
Peki kime mesaj?
Okul yönetimine mi? Kendi arkadaşlarına mı?
Ama hukuk fakültesinde zaten doğruluk, adalet, hak anlatılmıyor mu?
Acaba geleceğin hukukçusunun böyle bir pankart açması, son dönemde çok tartışılan yargıya ve yargı mensuplarına bir mesaj ya da protesto mu?
Bilmiyorum. Ama böylesi bir pankartın hukuk fakültesi mezuniyet töreninde açılması, ilk elden bunun çağrıştırması normal değil mi? Neden olmasın?
İşin bir tarafı bu.
Ama başka tarafı yandaşlar ve dinciler tarafından sanki “Kuran ayetine engelleme” varmış gibi propaganda savaşına girişilmesi…
Öncelikle toplu mezuniyet töreninin yapıldığı bir sahnede benimle ilgili olmayan bir pankart açılsa ve fotoğrafım çekilse, bu durum benim için (herkes için de) rahatsız edici olurdu. Onayım ve kabulüm yokken fiili bir durumla karşı karşıya kalmak ne kadar doğru?
Sen diplomanı alırken, pankartını aç, mesajını ver, fotoğrafını çektirebilirsin! Diğer öğrencileri kendi protesto, mesaj verme eylemine katma hürriyetini o öğrenciye kim veriyor? Asıl tartışılması gereken bu değil mi?
İkincisi Kuran ayetinden niye rahatsız oluyorsun sözünü duyar gibiyim. Mesele bu değil. Tersinden dinin bir siyasi eyleme meze edilmesi, sömürülmesi daha büyük bir sorun sayılmalı. Bugün en büyük mesele din istismarı yani sömürüsüdür. Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde yaşanan tam olarak budur: Dini pankartlı eyleme aracı kılmak!
Burada, kimse dini kimliğin ifade edilmesinden ya da gösterilmesinden bahsetmiyor. Herkes kendisini nasıl ifade ediyorsa edebilsin; pankartını açıp, mesajını verip, kimliğini gösterip türbanını ya da takkesini takabilir, fotoğrafını çekebilir. Ancak bir pankart açıp (pankart açmak türban ya da takke takmak gibi dini bir uygulama değil düpedüz siyasi bir eylemdir) uzun süre sahnede tutup sonra “Kuran ayetini sansürlediler” diye yaygara kopartmak niyetin kötü, maksadın ise başka olduğu anlamına gelmektedir.
Kimse kimseyi kandırmamalı.
Bir kez daha yazmak gerek: Pankart açmak dini bir ritüel ya da yaşam tarzı değil, düpedüz siyasi bir eylemdir.
Şimdi asıl vurgulanması gereken başka iki konu daha var.
Dedik ya, bu mesajı eğer AKP yargısına veriliyorsa, bunun yeri orası değil, Çağlayan Adliyesi! Pankart açan öğrenci arkadaşı Çağlayan Adliyesi önünde görmek isterdik!
İnsanları doğruluğa davet etmek için Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önü de ayrıca daha doğru bir tercih olmaz mıydı? Çünkü hem Filistin davasını sahiplenip hem de Trump’ı bu kadar şaşalı ağırlamak, doğruluk fiiline tezatlık oluşturmuyor mu?
Son olarak, “dosdoğru ol” mesajı kadar Allah’ın “kul hakkı yememe” mesajı da vardı, Kuran’da. Keşke taze hukuk mezunu genç arkadaş onu tercih etseydi!
Daha doğru ve şık olurdu. Çünkü bugün AKP’nin emrindeki yargı o kadar çok kul hakkı yiyor ki!
Mezuniyet töreninde yanındaki insanların fotoğraf çekilme tercihlerine saygı duymayı ve dini siyasete alet etmemeyi tartışmamız gerekirken, hala mağdur rolünü oynamak büyük maharet sayılmalı.
Biz solcular pankart açtığımız için yemediğimiz cop, gaz, şiddet kalmazdı… Yeditepe Üniversitesi yönetimine teşekkür edilmeli! Çünkü solcular üniversite yönetimlerinden bugüne kadar hiç destek görmezlerdi. Ya soruşturma açar ya da polis çağırırlardı.
Hem pankartlı eylem yapacaksın hem arkadaşların haklarına saygısızlık edeceksin hem pankartı yanlış yerde yanlış kimselere doğru açacaksın hem dini siyasete alet edip hem de mağdur olacaksın…
Vay be!
10 Temmuz'da yaşamını yitiren şair ve yazar Ahmet Telli için Ankara'da İnşaat Mühendisleri Odası'nın Necatibey…
Bir strateji düşünce kuruluşu işlevi gören SETA, AKP’nin ve devletin düşünce üretim merkezi işlevi görüyor.…
2020 sonrasındaki dünyada askeri Keynesyenizmin devreye alınması, ekonomilerin militaristleştirilmesi ve yeni paylaşım mücadelelerinin ortaya çıkması…
NATO’nun dağılmasına dair tartışmalar bugün için ciddi bir önem taşımıyor. Ayrıca bu ittifak yarın dağılsa…
NATO Zirvesi’nin AKP iktidarı tarafındaki yankısı ise kendileri açısından tatmin edici görünüyor. AKP, kendi iktidarını…
Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesi ve sonrası ile birlikte bir dizi gündemi de beraberinde getirdi.…