Laiklik Meclisi: Laikliği savunmak değil, şeriat propagandası yapmak suçtur!
İstanbul Küçükçekmece’de SOL Parti üyelerinin astığı “Şeriata, faşizme ve karanlığa karşı Laik, Devrimci, Demokratik Cumhuriyet” pankartı gericiler tarafından hedef gösterilmiş ve geçtiğimiz gün gözaltına alınarak savcılığa sevk edildi.
Savcılığın tutuklama talebiyle mahkemeye sevk ettiği SOL Parti üyeleri hakkında mahkeme ev hapsi cezası verdi.
Laiklik Meclisi, SOL Parti üyelerine yönelik verilen ceza sonrasında yaptığı açıklamada “Bugün gelinen noktada laiklik, siyasi iktidar ve onun aygıtı haline getirilen kolluk ve yargı eliyle kriminalize edilmeye çalışılmaktadır. Laikliği savunan yurttaşlar suçlu ilan edilirken, Anayasa ve yasalar açıkça çiğnenmekte; en yetkili makamlar tarafından şeriat çığırtkanlığı yapılabilmektedir” denildi.
Açıktır ki karşı devrim uzun süredir mesafe kat etmiş; kendi hukukunu ve yargısını inşa etmeye çalışarak Laik Cumhuriyet’i gayrimeşru ilan etme cüretini göstermiştir. “Yeni Anayasa” adı altında yürütülen girişimler, gerici yeni rejimi tahkim etme saldırısından başka bir anlam taşımamaktadır” denilen açıklamada “SOL Parti üyeleri hakkında verilen karar kabul edilemez! Laik Cumhuriyet’e karşı suç işleyenler hakkında yasal işlem başlatılmalıdır!” ifadeleri kullanıldı.
Laiklik Meclisi’nden yapılan açıklama şu şekilde:
İstanbul’da SOL Parti üyeleri, astıkları “Şeriata, faşizme ve karanlığa karşı Laik, Devrimci, Demokratik Cumhuriyet” pankartı gerekçe gösterilerek gözaltına alınmış, ardından Cumhuriyet savcılığınca tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmiştir.
Cumhuriyet savcılığının asli göreviyle taban tabana zıt olan “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlaması, adeta onaylanırcasına, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen yurttaşlar, adli kontrol ve ev hapsiyle serbest bırakılmıştır. Laikliğe sahip çıkan yurttaşlara yönelik bu açık hukuksuzluk kabul edilemez.
Dahası, yaşanan bu provokasyon sürecine Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı unvanını taşıyan Oktay Saral da dâhil olmuş; sosyal medya üzerinden açıkça şeriat propagandası yaparak Anayasa’ya ve Laik Cumhuriyet’in temel ilkelerine meydan okumuştur.
Bugün gelinen noktada laiklik, siyasi iktidar ve onun aygıtı haline getirilen kolluk ve yargı eliyle kriminalize edilmeye çalışılmaktadır. Laikliği savunan yurttaşlar suçlu ilan edilirken, Anayasa ve yasalar açıkça çiğnenmekte; en yetkili makamlar tarafından şeriat çığırtkanlığı yapılabilmektedir.
Gerek kolluk ve yargı organları, gerekse Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı unvanlı Oktay Saral; Anayasa’nın 2., 13., 14., 68., 81., 103., 174. maddeleri ile Altıncı Kısım Geçici 2. maddeye açıkça aykırı davranmakta, Laik Cumhuriyet’e karşı suç işlemektedir.
Yanı başımızdaki bölgede, emperyalizmin hedefleri doğrultusunda bir Ortaçağ karanlığı yaratmaya çalışanlar, ülkemizi de bu karanlığın içine çekmek istemektedir.
Açıktır ki karşı devrim uzun süredir mesafe kat etmiş; kendi hukukunu ve yargısını inşa etmeye çalışarak Laik Cumhuriyet’i gayrimeşru ilan etme cüretini göstermiştir. “Yeni Anayasa” adı altında yürütülen girişimler, gerici yeni rejimi tahkim etme saldırısından başka bir anlam taşımamaktadır.
Bir kez daha söylüyoruz:
Suç olan laikliği savunmak değil, şeriat propagandası yapmaktır!
SOL Parti üyeleri hakkında verilen karar kabul edilemez! Laik Cumhuriyet’e karşı suç işleyenler hakkında yasal işlem başlatılmalıdır!
Laiklik Meclisi, şeriata, faşizme ve karanlığa karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir. Tüm yurttaşları şeriata ve karanlığa karşı laikliğe sahip çıkmaya çağırmaktadır.
Şeriat karanlıktır!
Şeriata karşı yaşasın laiklik!
Laiklik Meclisi
30 Ocak 2026
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…
Türkiye de siyasal tartışmaların merkezinde uzun bir süre seçilmişlerin sınırsız yetkisi ile atanmışların vesayeti konusu…
Türkiye’de de 1919, 1923 ve sonrasındaki devrimci hamleler tarihsel gerçekliği içerisinde anlamlandırılarak, ileriye doğru bir…
Direnişin 25. gününde düzenlenen film gösterimi ve dayanışma etkinliğinde bir araya gelen işçiler, mücadeleyi sürdürme…