Diyarbakır’da insanlığa karşı suç işlenirken Diyarbakır mebusu Altan Tan mebusluğunun onu en çok ilgilendiren yanına dair bir adım attı ve sanıyorum iki sene önce verdiği kanun teklifinin aynısını dün de verdi.
Altan Tan ısrarla tekke ve zaviyelerin açılmasını istiyor ve bunu da “modern” bir sebebe dayandırıyor. Modernden kastım inanç özgürlüğü falan değil. Altan Tan, “zaten toplum uyguluyor, bu kadük yasağı kaldırın insanlar da rahat etsin” diyor.
Yerseniz…
Altan Tan, gericiliğe, yobazlığa daha fazla kanun koruması istiyor ve yeni anayasa yollarına çakıl taşlarını atarak izini belli ediyor.
Peki ülkenin şu zor ve yoğun ahvalinde yazacak bir bu mu kaldı diye soranlar olabilir.
Haklıdırlar ama biz kadınlar hele hele biz Kürt kadınlar bin kat daha haklıyız.
Bugün doğmamış çocuğun canının alındığı bu savaşın ortasında Ankara’da tekke ve zaviyelerin açılması mesaisi yapanlara alışmak olmazdı.
Diyeceksiniz ki ya da, Altan Tan bu… Kendi içinde tutarlı. Bildiğini inandığını yapıyor. Yazmaya değmez…
Siz de haklısınız.. Ama işte Altan Tan’a geçen sene yazdığımız gibi yine Kürt düşmanısın demenin zamanı gelmiş demek ki. Geçen sene Kürt halkına gericiliği reva görüp komünizme karşı uyaran Altan Tan’a karşı Kürt halkının da uyarılması gerekiyor tam da bu zamanlarda…
Keşke mevzu sadece bir şahsiyet olsaydı. Ama Altan Tan’ın bir Altan Tan’dan daha fazlası olduğunu uzun zamandır görüyor olmak gerekir. Altan Tan, basit bir bakışla Kürt Hareketine de sağdan muhalefet eden, kimi sancılı dönemlerde AKP’ye de can simidi uzatabilen siyasetçilerden biri. Ama onun en önemli özelliği Kürt sağcılarından taktiksel olarak oy almanın bir aracı olması değil, tarihsel halk düşmanı mekanizmalardan biri olan gericiliği halkların kardeşliği adına yayma çabasını en iyi harcayanlardan birisi olmasıdır.
Kürt hareketinin bugüne kadar biriktirdiği bir aydınlanmacı damar varsa onu da içeriden kemiren, kadın alanında yaratılan olumlu bir fark da varsa onu tümden yok eden bir mekanizmanın vazgeçilmez dişlisidir.
Altan Tan uğraşında başarılı olamayacaktır. Gericiliğin, faşizmin, sömürünün geride kalmış kırıntıları yasalara taşınsa dahi o yasalar hükümsüz kalmaya mahkumdur.
2024 yılından bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı yapan Cemil Tugay, seçildiği parti CHP'den istifa…
İlerici Kadınlar Derneği kızı H.K.G'yi 6 yaşındayken müridiyle evlendiren Yusuf Ziya Gümüşel'in tahliyesine "Çocukların hayatını…
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD-İran mutabakatına dair, "Bu metin, hiçbir tehdit ve baskıyla haysiyetini ve bağımsızlığını…
Öğretmen Fatma Nur Çelik’i bıçaklayarak öldüren, bir öğretmen ile altı kişiyi de yaralayan olay sırasında…
Sedef Tersanesi işçileri 18 Haziran’da greve çıkmaya hazırlanırken, Dok Gemi-İş işçilere sormadan toplu sözleşmeye imza…
İletişim Başkanlığı, BirGün muhabiri İsmail Arı'nın basın kartını iptal etti. İletişim Başkanlığı yetkilileri gerekçe olarak…