Çalışanların ücretlerinden yıllar boyunca kesinti yapılarak emeklilik şirketleri aracılığıyla sermayenin hizmetine para aktarılmasının hedeflendiği Bireysel Emeklilik Sistemi’nden çıkışlar AKP’yi hayalkırıklığına uğratacak derecede yüksek çıkınca, yeni yılda sigorta tekellerini ihya edecek yeni planlarla emekçilerin cebine yeniden göz dikmeye hazırlanılıyor.
Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Daha çok katılımcı çekmek ve uygulamayı iyileştirmek için otomatik BES’i yeniden kurguluyoruz. Buna ilişkin çalışmalarımız son aşamaya geldi” dedi.
Otomatik BES’te sisteme giren 7.5 milyon çalışanın yüzde 55’inin (4 milyon kişi) 2 ay içinde çıkış yapmasına ilişkin Şimşek, “Cayma oranları beklentimizin üzerinde gerçekleşse de çalışanların yarısının sistemde kalarak, 14 yıldır yürürlükte bulunan BES’teki katılımcı sayısının yarısına bir seneden kısa sürede ulaşılması başarıdır.” diyerek fiyaskonun üzerini kapatmaya çalıştı.
Şimşek, cayma oranlarındaki artışı ise sistemin tanıtımının yeteri kadar yapılamaması, kamuoyunda sistemle ilgili oluşan ‘negatif’ algılar ve çalışanların cayma döneminden sonra sistemden çıkış yapamayacaklarını düşünmesinin etkili olduğunu söyledi.
Sistemi ‘iyileştirecek’ alternatifler
Şimşek yeni yılda planlarını ise şöyle açıkladı:
“Sisteme yeniden giriş yapmak isteyen katılımcılar için başlangıçtaki bin liralık devlet katkısını yeniden hesaplayacağız. Sisteme yeniden girişte 2 yıl beklenmesi zorunlu olmadan, sistemden cayan vatandaşlarımızın daha cazip hale getirilecek tüm haklardan faydalanabilmesinin önünü açacağız. Mevcut uygulamada 2 ay olan cayma dönemi süresini de 6 aya kadar uzatmayı düşünüyoruz. Bu sürede yine anapara koruma garantisi sunulacak. Taahhüt edilen devlet katkısının nemalandırılmasına ilişkin süreç ve düzenlemeler katılımcıların lehine olacak şekilde yeniden düzenlenecek ve bu hususlarda iyileştirmeler yapılacaktır.”
http://gazetemanifesto.com/2017/10/02/beste-daha-buyuk-soygun-kapida/
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…
Türkiye de siyasal tartışmaların merkezinde uzun bir süre seçilmişlerin sınırsız yetkisi ile atanmışların vesayeti konusu…
Türkiye’de de 1919, 1923 ve sonrasındaki devrimci hamleler tarihsel gerçekliği içerisinde anlamlandırılarak, ileriye doğru bir…
Direnişin 25. gününde düzenlenen film gösterimi ve dayanışma etkinliğinde bir araya gelen işçiler, mücadeleyi sürdürme…