Bu haftaki Pusula’da ülkemiz gençliğinin kıskaca alındığı en önemli zeminlerden biri olan yurtları ele alıyoruz.
Sermaye iktidarı ve gericiliğin adım adım yol aldığı, günümüzde de büyük toplumsal sorunlara yol açan yurtların arkasındaki tarikatların görülmesi gerekiyor. Sömürü düzeninde emekçilerin barınma hakkının sermayenin çıkarlarından başka bir anlam taşımadığı açıktır. Bununla birlikte siyasal İslam’ın kendini yeniden ürettiği, kadro devşirdiği zemin olarak yurtların bir araç olarak kullanıldığı gerçeğine teslim olmamak, hatta tersine bununla mücadele etmek önem taşıyor.
Konu ile ilgili, Deniz Apaydın “Yurtsuz yurttaş olur mu?“, Ceyhun Yaşar “KYK yurtları ve özel yurtlar üzerine bir analiz“, Mehmet Kafkasyalı “FETÖ’den al, İlim Yayma’ya ver: Türkiye’de tarikat yurtları ve gerici vakıflar” ve Aydın Marmara “Mavi takkenin altında ne var?” başlıklı yazıları kaleme aldılar.
İyi okumalar dileriz.
Bu haber en son değiştirildi 4 Eylül 2019 01:29 01:29
Çünkü, birçok mağduriyetler yaratan hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ortada olduğu bir durumda Adalet Bakanlığı’nın varlığı bile…
Bu haftaki pusulamızda tek adam rejimi ile saltanat ilişkisini ele aldık. 1 Kasım 1922, saltanatın…
Söz konusu olan; millete saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten olupbitti…
Anayasa tartışmalarının ekseni "demokrasi", "barış", "milli egemenlik" gibi soyut ama kullanışlı hedeflerin etrafında şekillenemez. Ortada…
Türkiye de siyasal tartışmaların merkezinde uzun bir süre seçilmişlerin sınırsız yetkisi ile atanmışların vesayeti konusu…
Türkiye’de de 1919, 1923 ve sonrasındaki devrimci hamleler tarihsel gerçekliği içerisinde anlamlandırılarak, ileriye doğru bir…