Barolardan Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu'na destek: Savunmanın sesine soruşturma gölgesi düşürülemez!
İstanbul Barosu Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma nedeniyle hakkında resen soruşturma başlatılan Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu’na barolardan destek geldi. Ortak açıklamada, ifade özgürlüğü ve savunmanın bağımsızlığına dikkat çekilerek soruşturmanın sonlandırılması çağrısı yapıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Avukat Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu’nun genel kurulda yaptığı konuşma nedeniyle resen soruşturma başlatılmasının ardından bir araya gelen barolar, yayımladıkları ortak açıklamada ifade özgürlüğünün anayasal güvence altında olduğunu hatırlattı. Açıklamada, Anayasa’nın 26’ncı maddesiyle güvence altına alınan ifade özgürlüğünün yalnızca toplum tarafından kabul gören düşünceleri değil, eleştirel, rahatsız edici ve sarsıcı görüşleri de kapsadığı vurgulandı. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesi ile Anayasa’nın 13’üncü maddesine de dikkat çekilen açıklamada, ifade özgürlüğüne yönelik müdahalelerin kanunilik, meşru amaç, demokratik toplumda gereklilik ve ölçülülük ilkelerine uygun olması gerektiği ifade edildi.
“SAVUNMANIN SESİNE SORUŞTURMA GÖLGESİ DÜŞÜRÜLEMEZ!”
Savunmanın sesine soruşturma gölgesi düşürülemez başlığıyla yayınlanan ortak açıklamada, baroların yalnızca mesleki örgütler olmadığı, aynı zamanda hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmakla görevli kurumlar olduğu belirtildi. Anayasa’nın 135’inci maddesi ile Avukatlık Kanunu’nun 76 ve 95’inci maddelerine atıfta bulunulan açıklamada, baro genel kurullarının yalnızca seçimlerin yapıldığı toplantılar olmadığı kaydedildi. Bu toplantıların yargının işleyişinin, hukuka aykırılık iddialarının ve mesleki sorunların özgürce tartışıldığı demokratik platformlar olduğu vurgulandı.
SORUŞTURMA İÇIN ADALET BAKANLIĞI İZNI GEREKTİĞİ SAVUNULDU
Barolar, Kanadoğlu’nun genel kurulda yaptığı konuşmanın avukatlık faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek Avukatlık Kanunu’nun 58 ve 59’uncu maddelerine dikkat çekti. Açıklamada, söz konusu konuşma nedeniyle soruşturma yürütülebilmesi için Adalet Bakanlığı izninin gerekli olduğu savunuldu. Yargı bağımsızlığının mahkeme kararlarının eleştirilemeyeceği anlamına gelmediği belirtilen açıklamada, yargı uygulamalarının eleştirilmesinin, hukuka aykırılık iddialarının dile getirilmesinin ve mahkeme kararlarına uyulmasının talep edilmesinin hukuk devletinin doğal gerekleri arasında bulunduğu ifade edildi.
“AVUKATLAR ÜZERİNDE CAYDIRICI ETKİ YARATABİLİR”
İfade özgürlüğünün sınırsız olmadığına işaret edilen açıklamada, bir konuşmanın ceza hukuku bakımından değerlendirilmesinde sözlerin bütünü, söylendiği bağlam, açıklamanın amacı ve kamusal tartışmaya katkısının birlikte ele alınması gerektiği kaydedildi. Mesleki ve kamusal tartışmalar kapsamında yapılan sert eleştirilerin yalnızca rahatsız edici bulunmaları nedeniyle cezai müdahaleye konu edilmesinin demokratik toplum ilkeleriyle bağdaşmayacağı belirtildi. Barolar, genel kurullarda yapılan konuşmaların ceza soruşturmasına konu edilmesinin avukatlar üzerinde caydırıcı etki oluşturabileceği ve otosansüre yol açabileceği uyarısında bulundu. Açıklamada, bu durumun yalnızca meslek örgütlerinin demokratik işleyişini değil, hak arama özgürlüğünü ve adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri olan bağımsız savunmayı da ilgilendirdiği vurgulandı.
SORUŞTURMANIN SONLANDIRILMASI ÇAĞRISI
Ortak açıklamanın sonunda, imza sahibi barolar, Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başlatılan soruşturmanın anayasal güvenceler ve demokratik toplumda gereklilik ilkesi gözetilerek sonlandırılması gerektiğini belirtti. Savunmanın bağımsızlığının, avukatların ifade özgürlüğünün ve baro genel kurullarında düşüncelerin serbestçe açıklanabilmesinin demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez güvenceleri olduğu ifade edilen açıklama, bu güvencelere yönelik müdahaleler karşısında ortak ve kararlı duruşun sürdürüleceği mesajıyla sona erdi.

