Mekke Anlaşması'na evet oyu veren butlan CHP'si kendini savundu: Sonuna kadar muhalifiz ama...

TBMM'de kabul edilen Mekke Anlaşması'na destek veren Butlan CHP'sinde Oğuz Kaan Salıcı, kararlarını Türkiye'nin çıkarlarıyla açıkladı.

Mekke Anlaşması'na evet oyu veren butlan CHP'si kendini savundu: Sonuna kadar muhalifiz ama...

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan “Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması”nın uygun bulunduğuna dair kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan anlaşmaya ilişkin oylamada, 592 milletvekilinin bulunduğu Meclis’te 398 oy kullanıldı. Teklif, 279 kabul ve 119 ret oyuyla yasalaştı. Anlaşmaya AKP ve MHP’nin yanı sıra mutlak butlan yönetimi altındaki CHP de kabul oyu verdi.

Butlan CHP’si grubu adına Genel Kurul’da konuşan İstanbul Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi Oğuz Kaan Salıcı, partilerinin tutumunu dış politika ve bölgesel güvenlik gerekçeleriyle savundu.

Salıcı, Orta Doğu’daki güvenlik sorunlarının yalnızca ABD tarafından çözüleceği varsayımının daha fazla sorgulandığını belirterek, bölgenin güvenliğinin kim tarafından sağlanacağı sorusunun önem kazandığını söyledi. Salıcı, “Pekin mi? Vaşington mu? Moskova mı? Yoksa bu coğrafyada yaşayan ulusların kendi devletleri, kendi kurumları ve kendi diplomatik mekanizmaları mı?” ifadelerini kullandı.

Kararlarının AKP’nin dış politikasına destek anlamına gelmediğini vurgulayan Salıcı, “Bizim Adalet ve Kalkınma Partisi’nin pişirdiği bir anlaşmayı onaylamaya niyetimiz yok ama Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkarlarını koruyacak bölgesel bir güvenlik mimarisinin ilk adımına da ‘Evet’ dememiz gerekiyor” dedi.

Anlaşmanın asker gönderme anlaşması olmadığını söyleyen Salıcı, Türkiye’nin başka ülkelerin savaşlarına otomatik biçimde dahil edilmesine karşı olduklarını ifade etti. Salıcı, böyle bir durumda oylarının “ret” olacağını belirtti.

Salıcı konuşmasının sonunda, ölçülerinin AKP’ye “payanda olmak” olmadığını belirterek, “Sonuna kadar muhalifiz ama Mekke Anlaşması’nın Türkiye için olumlu sonuçlar doğuracak bir güvenlik mimarisi anlaşması olduğunu düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.